bursa escort kızlar escort bayan bursa bursa sınırsız escort Hakiki escort bursa gerçek bursa escort vip bayan escort bursa bayan escort
elit escort bayan başakşehir escort beylikdüzü eskort şirinevler escort bağdat caddesi escort şirinevler escort
sakarya escort gebze escort escort bodrum bodrum escort porno film izle anal porno hd sex izle türkçe porno izle türbanlı porno izle

içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Gazeteci İsmail Akyıldırım yazdı: "Vizyonda ki gerçek kesitleri görmek"

Gazeteci İsmail Akyıldırım yazdı:
Haberi Sesli Dinle

İsmail AKYILDIRIM

Gazeteci - Yazar

Kalabalığa haykıran gür bir ses…

İş istiyor musunuz ?

Eveeeet !

Aş istiyor musunuuuz?

Eveeeet!

O halde düşün peşime !

Bunun gibi halka yöneltilen birçok miting soruları ve vaatler, eski siyasilerin sıkça kullandıkları klasik söylemlerdi.

Kırk yıldır iş ve aş üzerine ülke insanımızın duyguları sömürüldü oyları alındı…

Orta yerde ne iş vardı, nede aş!

Günümüz Türkiye’sine dönecek olur isek siyasi parti başkanları AŞ’tan, özellikle de İŞ’ten bahsetmekten kaçınır olmuşlardır.

Vaat bile olsa dillendiren lidere rastlayamazsınız…

İnsanlarımız ve memurlarımız kıt kanaat geçinmeye,

İşçilerimiz ise hala Avrupa standartlarının altında çalıştırılmaya devam edildi.

Yüzlerce üniversite mezunları geçmişte ve günümüzde domates, çarliston biber satarken, gazetelerin manşet haberlerine konu oldu…

Bu manzaraları çok gördük ve bizzat yaşadık.

Şimdi durum nedir?

İşçi sınıfı ve memur, maaşlarına yapılacak olan üç beş lira zammı konuşur olmuşlardır. 

Emekli ise üç kuruşluk artış ile oyalanmaya çalışılıyor.

Vatandaş ise  kırk yıllık aş ve iş muhabbeti gibi oyalanıp duruyor.

***

Geçen gün adamın birisiyle beş on dakika ayaküstü muhabbetimiz oldu.

Ekonomik yönden ve fiziki olarak çökmüş vaziyetteydi.

Nerede çalışıyorsun, diye sordum…

A, b, c, d bank dedi…

Şaşırdım…

Anlamadım…

Anlamayacak ne var dedi…

Aldığım maaş hep bu bankalara gidiyor.

Yani ben o bankaların elemanıyım…

Başka yerde çalışıyorum ama maaşı ben değil, onlar alıyor…

Sizin anlayacağınız “kredi” olayı…

Ulan dedim kendi kendime, ülke insanı ne hale geldi.

***

Kamu da çalışan ne kadar memur, işçi, emekli, her kim var ise hep bankalara borçlular.

 

Hiç borcu olmayan kredi kartına borçlu…

 

Ekonomik olarak çok mesudum, çok mutluyum diyen kamu personelinin anlından öpmek ve mükafatlandırmak lazım diye düşündüm…

***

Şunu da düşündüm!

 

IMF ye olan borcumuzun yıllar önce bittiğini, hatta IMF bizden borç istedi de verin dediler, 

diyenleri de düşündüm...

Peki vatandaşın bankalara biriken yığınla borcu ne olacak?

Önce mescidin içi, sonra dışı denilen söylemler?
İşte burası da oldukça düşündürücü…

Hayat şartları olduğundan daha da güç ve de çetin…

Yalnız şapkamızı orta yere koyup düşünmeliyiz…

Halk olarak;

Geriye kalan ömrümüzü şans oyunlarına vererek mi yaşayacağız?

Ya da TV dizilerinin holding patronlarını izleyerek ve avunarak mı geçireceğiz?

Öyle de olmaz ki…

Vizyonda ki gerçek kesitleri görüp ve özümüze dönmemiz ve kendimize gelmemiz lazım.

Çok zor değil…

Sadece vicdanımızı, azıcık yoklayalım yeter.

Unutmamak lazım, bir tohumdan onlarca patates çıkar!
O tohum sensin!

 

Tarih: 11-08-2019

FACEBOOK YORUM
Yorum